- Hoşgeldiniz

Franchise Takip

Sitemizde Toplam 384 Firma, 391 Haber, 324 Ürün ve 324 İlan Bulunuyor.

ÇİÇEĞİ BURNUNDA YENİ GİRİŞİMCİLERE ve YATIRIMCI ADAYLARINA KÜÇÜK AMA ETKİLİ ÖNERİLER

Ana Sayfa » KÖŞE YAZILARI » ÇİÇEĞİ BURNUNDA YENİ GİRİŞİMCİLERE ve YATIRIMCI ADAYLARINA KÜÇÜK AMA ETKİLİ ÖNERİLER

Şu sıralar güneş, ülkemizde her gün yeni bir şeylerin üzerine doğuyor. Dün aynı dün değil.. Farkına varsanız da, varmasanız da bir çok şey değişiyor..

İnsanlar artık daha çok kendi işlerini yapmak için girişimciliğe soyunuyorlar. Bunun arayışındalar. Bir önceki kuşağa göre daha bir eğitimli olunduğu, daha bir iletişim kabiliyeti ve imkanları yükseldiği içindir sanırım, bir girişimcilik, bir iş kurma hevesi ve planlaması var herkeste.


Clipboard01
Şu sıralar en çok dillendirilen sözler sanırım;

“Gıda işinde çok para var abi!” gibilerinden…

“Düşünsene, canlı para üstadım, cebinde her an üç beş kuruş oluyor.. var mı bundan güzeli”

“öyle çok bişeye gerek yok, küçük bi dükkan… 50 porsiyon dükkan satsa, 20 de paket yapsak.. Allah bereket versin..”

“En kötü şu an kazandığımızın 2 katını kazanıcaz kardeşim, sana yemin ediyorum..”

“Bizim Nuri yok mu.. açtı abi bi dönerciyi, ikinci arabasını aldı…”

Gibi gibi gibi…

Söylenenlerin tabi hemen hepsi doğru! Haklılık payları çok.. Fakat bunlar başaranların örnekleri. İşin içinde olan bir dünya insan da var, dükkanını kapatan.. Kirasını ödeyemeyen.. ustasının maaşını veremeyen.. Garsonluğu artık son çare kendisi yapan.. Devir etmeye uğraşan ve bu arada devrederim diye aylarca kira ödeyen…

Gıda esnafının genel durumu bu… Belli bir müşteriyi oturtan, bilinirliği sağlayanların geneli ise ayakta.. Durum eskisine nazaran iç açıcı olmasa da direnecek, devam edecek güçleri yerinde. Zamanını, emeğini doğru bir şekilde harcamış işletmeler/markalar bu günler de bile direnebilecek gücü bulabiliyor kendilerinde.

Bu sebeple kendi aralarında, arkadaş ortamlarında fısıldaşan, fikirleşen yeni girişimci adayları da durum değerlendirmesi neticesinde bir FRANCHISEE olmanın daha doğru bir karar olduğunu, riske girmenin maceradan farksız olduğunu düşünüyorlar ve bu sebeple bir çok markanın kapısını eskisinden daha fazla bir şekilde aşındırmaya başladılar. Çok haklılar…

Ve fakat; hangi franchise, hangi marka, hangi ürün, hangi konsept??? Bunlar genelde net değil. Sadece bir şeyler yapmak isteniyor. Franchise verenlerin ustalığından, tecrübelerinden yararlanılmaya, fikirler alınmaya çalışılıyor. Kısa yoldan bilgiye ulaşabilmek için bir çok kez oyunculuk sergileniyor ki güven duyan firma yetkilisi daha çok bilgi versin.. Bu yüzden bir çok görüşme sonuçsuz kalıyor.

 

Bu sektörde deneyimli olan işletmeciler, neyin ne olduğunu artık çok iyi bildikleri için fırsatları çok net ve rahat bir şekilde görebiliyorlar. Fakat yeni girişimcilerimizin ne yazık ki böyle bir öngörüleri hemen gelişemiyor. Doğal bir süreç bu çünkü. Zamanla oluşan bir yetenek. Tabi istisnalardan bahsetmiyoruz ama herkesin kendini istisna görmesini de istemiyoruz.

Bu çiçeği burnunda girişimcilerimiz için, 10 yılı aşkın bir süredir franchise danışmanlığı yapan bu kardeşinizin naçizane önerilerine de kulak vermenizi dilerim. Zira çıkmayı planladığınız bu yol, çok keyifli, gerçekten çok kazançlı, bir o kadar da size ve ailenize mutluluk verebilecek bir yaşam vadediyor. Doğru hamleler yaparsanız!

Diğer türlü yanlış kararlarınız sebebiyle, zaten elinizde zor tuttuğunuz bu yatırım bütçesini, düşündüğünüzden de kısa bir süre içinde eritmek için hazır bekleyen süreçlerle karşılaşacaksınız.

Önerilerimizden küçük başlıklar halinde bahsetmek gerekirse;

  • Lütfen ne iş yapacağınıza tam karar verin. Zira ne iş yaparsanız yapın hepsinin dinamikleri neredeyse aynı. Sokakta simit satmanın, bir cafe açmaktan pek de bir farkı yok. Verdiğiniz emek, satın almalar, müşteri memnuniyeti, reklamlar, duyurular, sadakat, yorgunluk, ciddiyet, tazelik… sadece hacimler ve yatırım bütçeleri farklı. Her işte, günün 24 saatinin neredeyse 14 saatini vermeniz gerekiyor. Bu yüzden işinizi seçin ve üstüne gidin. En iyi olmaya ve farklılaşmaya gayret gösterin. Doğru işi yapmak elbette çok önemli ama bundan daha önemli bir şey var; İşi doğru yapmak!

 

  • Kimseye inanmayın! Sadece kendinize inanın. Neyi nasıl satacağınızı, hangi hünerleri göstereceğinizi anneniz, babanız, eşiniz, çocuğunuz bile bi-le-mez.. sadece siz biliyorsunuz. Akıl almakla uğraşmayın. Onların aklıyla iş yapmayacaksınız, kendi aklınız yönetecek tüm süreçleri ileride. Sadece güvendiğiniz sevdiğiniz insanların fikirlerini alın ve tespitlerinin “onların fikri” olduğunu unutmayın. Canınız neyi gerçekten istiyorsa onu yapacaksınız, yapmalısınız. Çünkü, bu sizin hayaliniz! başkası sizin kurduğunuz hayali kuramaz ve hayalinizde gördüğünüzü göremez!

 

  • Gönlünüze hitab eden bir marka seçin. Artık aynı iş dalında bile bir sürü marka (!) var. Köfte markası alacaksanız dünya kadar… gidin hepsiyle görüşün. Pidecisi, pizzacısı, kumpircisi, dönercisi, iskendercisi, pilavcısı, çiğ köftecisi… sayın da sayın.. Markanın kişiliğine bakın önce. Size hitab ediyor mu? Sevdiniz mi? Ürünlerinin güzelliğinden bahsetmiyorum.. Bu tabelanın altında iş yapmak sizi mutlu edecek mi? Prestijinizi sağlayacak mı? Bunun ne kadar önemli olduğunu size şu an anlatamam.. Bunu 1 yılın sonunda kendiniz farkedeceksiniz… Ogilvy’nin dediği gibi; “İnsanlar ürünleri değil, imajları satın alırlar!”

 

  • Güvendiğiniz insanlarla çalışın. Firmaların kurumsallıkları sizi ezmesin, gösterişleri kandırmasın. Güven duydunuz mu? Kalbiniz o insanlara ısındı mı? Lütfen ona bakın. İş yeri kuruyorsunuz ve para, başında ciddiyetle durduğunuzda kesinlikle kazanılacaktır. Fakat güven sizi işinize bağlayacak tek şeydir.

 

  • Bütçeniz uygunsa yanınıza bir franchise koçu alarak büyük markalarla masaya oturun. Yanınıza aldığınız bu “bir bilen”in sizi nelerden kâra geçireceğini tahmin bile edemezsiniz.

 

  • Bütçeniz kısıtlıysa, yeni markalara yatırım yapın. Bu yeni markalara yapacağınız yatırımda yukarıda bahsettiğim o “sevgi dolu” kısmı aklınızdan çıkarmayın. Şu an fırsat sunan bir çok marka var ve henüz yayılma aşamasındalar. Bunları çok iyi değerlendirebilirsiniz. Öngörünüz sağlamsa, ilerde çok iyi yerlerde olacak markaları bugünden görebilir ve yatırımınızın tadını çıkarabilirsiniz.

 

  • Dürüstlüğün peşinden ayrılmayın. En ufak bir yoldan sapacak fikir, düşünce sahibini başka yollara yiter ve yolundan olur. Bu sebeple, karşı tarafın en küçük bir hile oyunu, dürüstlükten ayrılmayan tarafa zarar veremez. Süreç ayağa dolanır ve bir şeyler ters gitmeye başlar, olmamaya, sonuçlanmamaya başlar. Böyle bir durumda, dürüstlüğünüze inanıyorsanız sorunun karşı tarafta olduğunu hemen anlayın ve bir şeyleri zorlamayın. Olmuyorsa olmuyordur. “Olmuyorsa olmasın”dır.

Karar verme sürecinde olanlar içindi bu söylediklerimiz. İşe yeni başlayanlar, sektörü değiştirip gıda işine girmek istenler içindi. Çünkü bu uzun bir süreç.. Her anı değerli. Hayat gibi..

Yol uzun, hayat kısa derler… Bu sebeple ne kadar az zaman ve para kaybı o kadar huzur… Dolu dolu bir yaşam için tavsiyeler değerlendirilmeli ve sakince, tek başına ve ciddiyetle bir karar verilip, uygulanmalı.

Kazanç dolu, huzurlu ve başarılı günlerinizin olması dileklerimle.

 

Tacettin Kaleli
MARKA AKADEMİ / Genel Müdür
Marka & Franchising Yönetim Danışmanı

 

24 Ocak 2017 tarihinde eklenmiş ve 1.211 kez okunmuş.

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
TemaFabrika