- Hoşgeldiniz

Franchise Takip

Sitemizde Toplam 384 Firma, 391 Haber, 324 Ürün ve 324 İlan Bulunuyor.

Başarılı bir marka yaratmak için estetik anlayış gerekiyor!

Ana Sayfa » KÖŞE YAZILARI » Başarılı bir marka yaratmak için estetik anlayış gerekiyor!

mehmet-akYazar: Mehmet AK

“İmaj” markanın en güçlü algılandığı bölümdür. Başarılı ya da başarısız her “Marka İmajı” o veya bu şekilde o firma / markanın arkasında nasıl işadamları, nasıl yöneticiler, nasıl bir işletme anlayışı ve felsefesi olduğunu bize fazlasıyla gösterir, bu işten anlayanlara hatta anlamayanlara bile o firma / marka / ürün / hizmet hakkında bir sürü mesaj verir. Sadece İmaj açısından baktığımızda, ülkemizdeki firma / markaların büyük bir çoğunluğunun imajlarının olmadığını söyleyebiliriz. Bu markalar genellikle iyi pazarlama ve yoğun reklam sayesinde yaratılmaktadır.

Bunun en büyük sebebini açıklamaya çalışalım;

Bilindiği gibi Artistik Buz Patinajı’nda 2 çeşit puanlama vardır; Teknik ve Artistik… Firmalar ister mal üretsinler, ister hizmet; yaptıkları her işte teknik birçok konunun yanında, artistik konularda da ürünün dizaynı, ambalajı, amblem, dekor, broşür, tabela, çevre düzeni vs. gibi bir sürü çalışmalar yapmak, yaptırmak zorundalar. İşte firmaların büyük bir kısmı bunları gerektiği gibi yaptıklarını sanarken, bunları ne kadar kötü yaptıkları / yaptırdıklarının farkında bile değillerdir. Oysa günümüzde, yoğun rekabet şartları içinde bu çalışmalar artık o kadar önemli hale geldi ki, neredeyse yapılan işlerin bile önüne geçti.

Bu konuyu biraz daha açalım;

* Büyük bir yatırım yaptınız, örneğin bir havayolu şirketi kurdunuz. Bu firmaya güzel ve etkileyici bir isim bulmak, güzel ve etkileyici bir imaj yaratmak, firmayı güzel ve etkileyici reklamlarla tanıtmanız gerekir.

* Örneğin bir TV kanalı kurdunuz. Diğerlerinden farklı, güzel ve etkileyici bir kanal kimliği yaratmak, güzel ve etkileyici görüntülerin yer aldığı kaliteli programlar yapmak, güzel ve etkileyici dekorlar kullanmak zorundasınız.

* Büyük bir yatırım yaptınız; bir restoran ya da cafe açtınız. İstediğiniz verimliliğe ulaşabilmek için menü ve servis sistemi dışında, içeride mutlaka güzel ve etkileyici, alışılmadık bir ortam, değişik bir ambians yaratmanız da

* Ya da gıda sektöründe üretim yapan bir fabrika kurdunuz, ne kadar kaliteli mallar üretirseniz üretin, bunlara güzel ve etkileyici ambalajlar yaptırmak, güzel ve etkileyici reklamlarla tanıtmanız gerekir.

Bu örnekleri neredeyse her iş kolunda sıralamak mümkün. Yukarıda hep bir şey dedik; “Güzel ve etkileyici”.

İşte işin artistik tarafları bunlar… Burada anlatmak istediğimiz şu; artık ne iş yaparsanız yapın, özellikle firma sahipleri ve üst düzey yöneticilerin sanattan, estetikten anladıkları, zevk düzeylerinin yüksekliği, bu konuda yetersiz olanların ise işi anlayanlara ve bilenlere bıraktıkları oranda başarılı olabildikleridir. Günümüzde Marka İmajı, marka yolculuğunda bulunan firmaların en önem verdikleri ve büyük birçoğunun başarılı olamadıkları bir bölümdür. Çünkü görmekteyiz ki, firmalar özellikle bu artistik ve estetik zevk, görüş; bütün bunların üzerinde vizyon gerektiren konularda yetersiz üst düzey yöneticiler nedeniyle küçümsenmeyecek hatalar yapmaktadırlar. Bu hatalar genel olarak firma / ürüne koyulan yanlış, kötü, konuya hiç uymayan isimlerle başlamakta, firma / markanın zaten olmayan kimliğine uymayan binalarla, cephe tasarımlarıyla, iç mekan dekorlarıyla, ürün tasarımlarıyla, amblemlerle, broşürlerle devam etmekte, bunlara harcanan bütçeler boşa giderken, firma / markalar ileride düzeltilmesi daha da pahalıya mal olacak kötü bir imaja sahip olmaktadırlar. Bu tarz firma sahipleri ve yöneticiler, tüm yetersizliklerine rağmen bu işleri yapan usta ve sanatçıların işlerine karışmakta, bu çalışmaları yönlendirmeye kalkmakta, çalışmakta, bu işleri yapan mimar, dekoratör, grafik sanatçılarının zevklerine göre iş yapıldığında, kendilerini yanlış, kötü, konularına uymayacak artistik çalışmalarla bir felakete götüreceklerinden korkmaktadırlar. Bunların sonuçlarını birbirinden çirkin binalar, görsel kimlik ve reklam çalışmalarıyla harmanlanarak, ülkemizde gittikçe çirkinleşen, şehirlerimizden kolayca anlayabilmek mümkündür.

Diğer yandan biliriz ki, yıllık reklam ve tanıtım harcamaları trilyonları bulan büyük firma / markalar bile kendilerine ait bir reklam ajansı kurmaktan kaçınmaktadırlar. Bunun en büyük nedeni, kendi ajanslarının kendi istekleri doğrultusunda çalışmalar yapacağı, bir beğendirme kaygısı taşımayacağı ve kendi markalarının markalararası yarıştaki dinamizmlerini kaybedebileceği korkusudur. Bu arada şunu söylemeden geçmeyelim; büyük markaların hemen hemen tamamı en az bir reklam ajansı ile mutlaka çalışmaktadır. “Bir ajansla çalışma vizyonuna erişememiş firmaların marka yaratmaları imkansızdır” diyebiliriz. Bu arada şunu da aklımızdan çıkarmayalım; kuvvetli bir marka imajı yaratmak için mutlaka büyük bir mali bir güce sahip olmak gerekmez. Küçük ajanslarla, küçük bütçelerle de kuvvetli marka imajları yaratmak mümkündür. Bu işlerde önemli olan; bu imajı yapan ve yaptıran beyinlerdir.

Özellikle ülkemize yabancı firmaların gelmesinden sonra önemi yerli firmalarımızca daha fazla anlaşılan Görsel Kimlik, henüz ülkemizde emekleme dönemi geçirmekte, firmalarımız bu konuda büyük yanlışlar yapmakta, yanlış, konularına uymayan isimler, amblemler, renkler ve dizaynlarla hatta bazen komik taklitlerle piyasada yer almakta, bu şekilde firmalarına ve imajlarına ne kadar büyük zarar verdiklerinin farkına bile varamamaktadırlar. Yani ülkemiz bir “isimler cenneti”dir ama henüz bir “markalar cenneti” olamamıştır. Bütün bunların sonucu; önce firmalarımız, sonra da ülkemiz için zaman ve para kaybı…

Mehmet Ak, Şubat 2015, Marka Akademi

25 Şubat 2015 tarihinde eklenmiş ve 1.607 kez okunmuş.

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
İlgili Terimler :
TemaFabrika